Şirketlerin %91'i otonom AI ajanlarını kullanıyor, ama yönetişim geride kalıyor
- EY'nin 28 Mayıs–15 Haziran 2026 tarihleri arasında yıllık geliri 1 milyar doların üzerindeki 202 ABD şirketinin üst düzey AI karar vericisiyle yaptığı ankette, kuruluşların %91'inin agentic AI (otonom yapay zekâ ajanları) kullandığı ortaya çıktı; sonuçlar 15 Eylül 2026'da yayımlandı.
- Şirketlerin %49'u bu ajanlara özgü yönetişim çerçevelerini güncellemedi, %26'sı kuruluş içinde izinsiz (yetkisiz) çalışan AI ajanlarını tespit edemiyor.
- Kuruluşların %98'inde resmi AI yönetişim politikası bulunmasına rağmen %47'si acil dağıtımlarda bu süreci atladığını, %36'sı ise veri kaybı veya finansal zarar gibi maddi bir AI kaynaklı olumsuz olay yaşadığını itiraf etti.
Bu veriler, AI ajanlarının işletmelere hızla yayılırken denetim ve risk yönetiminin geride kaldığını gösterebilir; İzmir/Ege'de AI araçlarını operasyonlarına entegre eden KOBİ'ler için de benzer bir 'gölge AI' ve yetkisiz ajan riski oluşabilir. Üyelerin, AI benimseme hızını yönetişim/denetim süreçleriyle eşzamanlı yürütmesi, özellikle finans ve müşteri verisi işleyen süreçlerde önlem alması gerekebilir. Bu bulgular büyük ölçekli ABD şirketlerine dayandığından, KOBİ ölçeğinde etkisi farklılık gösterebilir.
Avrupa Parlamentosu, sınırda karbon vergisini işlenmiş çelik/alüminyum ürünlerine genişletti, 'acil fren'i kaldırdı
- Avrupa Parlamentosu, 15 Eylül 2026'da Strasbourg'daki genel kurulda 464'e karşı 50 oyla (159 çekimser), Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nı (CBAM/SKDM) çivi, tel, yay, ev eşyası gibi işlenmiş çelik ve alüminyum ürünlerini kapsayacak şekilde genişletme pozisyonunu kabul etti; kapsam yaklaşık 457 ürün kalemine çıkıyor.
- Aynı oylamada, fiyatlarda ani/öngörülemeyen artış halinde ürünleri geçici olarak mekanizma dışına çıkaran 'acil durum freni' maddesi (Madde 27a) kaldırıldı; bunun yerine CBAM gelirlerinin kriz döneminde etkilenen sektörlere aktarılması öngörülüyor.
- Parlamento kararı AB üye devletleriyle yapılacak trilog müzakerelerinin önünü açıyor; nihai yasa henüz kesinleşmedi.
Türkiye AB'ye çelik ve alüminyum ihracatında önde gelen ülkelerden biri olduğundan, kapsamın işlenmiş ürünlere genişlemesi İzmir/Ege'deki metal, beyaz eşya ve yapı malzemesi ihracatçıları için orta vadede ek maliyet ve raporlama yükü doğurabilir. 'Acil fren' mekanizmasının kaldırılması, ani fiyat şoklarında ihracatçıların artık geçici muafiyet bekleyemeyeceği anlamına gelebilir; üyelerin karbon ayak izi raporlama kapasitelerini şimdiden güçlendirmesi önerilebilir. Trilog süreci sonuçlanmadığından nihai kapsam ve yürürlük tarihi değişebilir; firmaya özgü etki değerlendirmesi gerektirir.
İmalat sektörü 4. yıl üst üste fidye yazılımının en çok hedeflenen sektörü oldu
- Siber risk istihbarat şirketi Black Kite, 17 Eylül 2026'da yayımladığı '2026 İmalat ve Dağıtım Fidye Yazılımı Raporu'nda, imalat sektörünün 2026'nın ilk 7 ayında 1.183 fidye yazılımı mağduruyla tüm ihlallerin %22'sini oluşturduğunu ve 4. yıl üst üste en çok hedeflenen sektör olduğunu açıkladı.
- Saldırılar yıllık bazda yaklaşık %40 arttı (847'den 1.183'e); Avrupa'daki mağdur sayısı %85,4 yükseldi (199'dan 369'a), Almanya 77 mağdurla Avrupa lideri oldu.
- Mağdurların %73'ü orta ölçekli şirketler (medyan yıllık ciro 42,9 milyon dolar); saldırıların yaklaşık yarısı (%49,7) iki yıl önce mevcut olmayan yeni tehdit gruplarınca gerçekleştirildi.
Rapor, fidye yazılımı saldırılarının artık büyük ölçekli değil orta ölçekli imalatçıları hedef aldığını gösteriyor; bu profil İzmir/Ege'nin ihracata dönük KOBİ sanayicilerinin risk grubuyla örtüşebilir. Avrupa'daki mağdur artışının Türkiye'nin ana ihracat pazarına da yayıldığı düşünülürse, üretim hatlarını durdurabilecek bu tehdide karşı yedekleme, ağ segmentasyonu ve tedarik zinciri güvenliği yatırımlarının önceliklendirilmesi gerekebilir. Firmaya özgü risk düzeyi dijitalleşme derecesine göre değişir ve bağımsız değerlendirme gerektirir.
FDA, psikedelik ilaçların terapötik kullanımı için düzenleyici çerçeve oluşturma sürecini kamu dinlemesiyle başlattı
- ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), 14 Eylül 2026'da White Oak kampüsünde 'Considerations for Potential Future Therapeutic Use of Psychedelic Drugs' başlıklı resmi kamu dinleme toplantısını (Part 15 hearing) düzenledi.
- Akademi, hasta, savunucu grupları ve endüstriden 80 konuşmacı sunum yaptı; VA (Gaziler Bakanlığı) ve SAMHSA gibi federal kurumlar da panelde yer aldı; toplantı YouTube'da canlı yayınlandı.
- Yazılı görüş bildirme süreci (dosya no FDA-2026-N-7542) 5 Ekim 2026'ya kadar açık; süreç, Nisan 2026'daki bir başkanlık kararnamesiyle bağlantılı sistemik bir düzenleyici yol haritasının parçası.
FDA'nın bu adımı, ruh sağlığı tedavisinde yeni bir ilaç kategorisinin resmi düzenleyici sürece girdiğinin işareti olabilir; onaylanması halinde önümüzdeki yıllarda özel sağlık sigortası kapsamı ve iş yeri ruh sağlığı programlarında yeni seçenekler doğabilir. İzmir/Ege'deki işverenler için bu, orta-uzun vadede çalışan sağlığı/verimlilik politikalarında izlenmesi gereken bir gelişme olabilir, ancak süreç henüz erken aşamada ve onay garanti değil.
TÜİK: İnşaat üretimi daralırken hizmet sektörü büyümeyi sürüklüyor
- TÜİK, 15 Eylül 2026'da Temmuz 2026 dönemine ait İnşaat Üretim Endeksi ve Hizmet Üretim Endeksi'ni yayımladı.
- İnşaat üretimi yıllık bazda %4,7 geriledi (bina inşaatı alt sektörü %8,0 düştü); aylık bazda ise %1,1 arttı.
- Hizmet üretim endeksi yıllık %3,0 büyüdü (bilgi-iletişim %7,9, mesleki/teknik hizmetler %5,5 arttı); aylık bazda %1,0 yükseldi.
Veriler, Türkiye ekonomisinde inşaata bağlı sanayi kollarının (çimento, demir-çelik, yapı malzemeleri) zayıflarken hizmet ve bilgi-iletişim sektörünün büyümeyi sürüklediği yapısal bir ayrışmaya işaret edebilir. İzmir/Ege'deki yapı malzemeleri üreticileri için bu tablo iç talepte temkinli bir seyri, hizmet/dijital sektörlere yönelen sanayiciler için ise görece olumlu bir konjonktürü yansıtabilir. Tek bir aylık veri seti olduğundan trendin kalıcılığı sonraki aylarla teyit gerektirir.
Radarda kalan diğer başlıklar
Araştırma: Avrupa sanayii 'sanayisizleşmeden' karbonsuzlaşabilir
CMCC Vakfı'nın Cell Reports Sustainability'de 16-18 Eylül 2026'da yayımlanan çalışması, çelik, çimento, amonyak, metanol ve plastik gibi enerji-yoğun sektörlerde elektrifikasyon ve yeşil hidrojen stratejileriyle rekabetçiliğin korunarak karbonsuzlaşmanın mümkün olduğunu; yarı-mamul ithalatı + yerli son işlemenin yılda 80 milyar euroya varan tasarruf sağlayabileceğini gösteriyor.
İZSİAD üyesi için 🟨: Bu bulgular, Ege'nin enerji-yoğun sanayi kollarının (çimento, metal) yeşil dönüşüm stratejisini maliyet-rekabet dengesiyle kurgulaması gerektiğine işaret edebilir.
Almanya'da işyerinde AI kullanımı yavaşlıyor, eğitim düzeyine göre eşitsizlik derinleşiyor
Konstanz Üniversitesi'nin Mayıs 2026'da 1.105 çalışanla yaptığı ve 18 Eylül 2026'da yayımlanan üçüncü dalga araştırmasına göre çalışan AI kullanım oranı bir önceki yıla göre yalnızca %35'ten %38'e çıktı; bilgi işçilerinde kullanım %49 iken üretim/el işlerinde %25'te, yüksek eğitimlilerde %56 iken düşük eğitimlilerde %21'de kaldı.
İZSİAD üyesi için 🟨: Bu eşitsizlik deseni, İzmir/Ege'deki üretim ağırlıklı işletmelerde AI benimsemesinin ofis/bilgi işlerine kıyasla daha yavaş ilerleyebileceğine işaret ediyor; hedefli eğitim yatırımı gerekebilir.
Tarım-ÜFE'de Ağustos'ta ilk aylık gerileme, yıllık artış hâlâ yüksek
TÜİK'in 15 Eylül 2026'da açıkladığı Ağustos 2026 Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi aylık bazda %0,93 geriledi, yıllık bazda ise %21,91 arttı; tek yıllık bitkisel ürünlerde aylık %6,23 düşüş görüldü.
İZSİAD üyesi için 🟨: Ege'nin güçlü tarım-gıda işleme sanayii için girdi maliyetlerinde hafif bir yumuşama sinyali olabilir, ancak yıllık artışın yüksekliği enflasyonist baskının sürdüğünü gösteriyor.
Küçük işletmelerde siber saldırı maliyeti ortalama 52 bin dolara çıktı
Hiscox'un 15 Eylül 2026'da yayımladığı 10. yıllık Cyber Readiness Report 2026'ya göre kuruluşların yaklaşık üçte biri son 12 ayda başarılı bir siber saldırıya maruz kaldı; olay başına ortalama maliyet 52.000 dolar ve ~32 saat operasyonel kesintiye ulaştı.
İZSİAD üyesi için 🟨: KOBİ ölçeğindeki İZSİAD üyeleri için bu rakamlar, siber sigorta ve temel güvenlik önlemlerinin artık isteğe bağlı değil operasyonel süreklilik meselesi haline geldiğini gösterebilir.
